19 Haziran 2012 Salı

BÜYÜK DEĞİŞİM

HAYATINIZDAKİ BÜYÜK DEĞİŞİMLER, ANCAK BU KONU HAKKINDA ÖNCEDEN OLUŞMUŞ, KALIPLAŞMIŞ NEGATİF DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİŞTİRDİĞİNİZDE GERÇEKLEŞİR... 

BUNUNLA BİRLİKTE DEĞİŞİMİN OLACAĞINA İÇTEN VE SAMİMİ OLARAK İNANMIYORSANIZ O KONU HAKKINDA DAHA ÖĞRENMENİZ GEREKEN ŞEYLER VAR DEMEKTİR... İNANMADIĞINIZ GERÇEKTEN İNANMADIĞINIZ ZAMAN, KİMSE SİZE O KONU HAKKINDA YARDIM EDEMEZ VEYA HİÇ BİR ŞEY YAPAMAZ...



14 Haziran 2012 Perşembe

Mutlu Olmak Adına Dileniyorsunuz....

ZENGİNLİK ÇOK ŞEYE SAHİP OLMAK DEĞİL, AZ ŞEYE İHTİYAÇ DUYABİLMEKTİR...


Hep istiyoruz, arada sırada sahip olduklarımızı da görmemiz gerekmiyor mu? Daha iyi bir araba, daha iyi bir ev, daha iyi bir hayat, daha iyi bir iş, daha çok sevgi, daha çok para ve birçok daha...


Ya sahip olduklarınız ? Neden insan sahip olduklarını görmez?


İnsanlar istiyorlar evet istemeliler buna bende katılıyorum ama neden istiyorlar bunu biliyorlar mı? Aklınızın bir an karıştığını ve bir çok düşüncenin aklınızdan geçtiğini duyuyorum. ''Nasıl bilmem tabii biliyorum'' neden istediğimi diye düşünceler geçiyor değil mi? ''Cevap nedir nasıl bilmezsin'' diyorsunuz. Cevap; Mutlu Olmak değil mi? Hatta daha çok Mutlu Olmak. 


Yanılıyorsunuz.!!!  Çünkü, mutlulukla coşkuyu, heyecanı karıştırıyorsunuz, size bu öğretildi.... Ancak bir şeyler yaparak mutlu olunabileceği verildi hepimize. Önce anne ve babalarımızdan sonra arkadaşlar ve kardeşlerimizden, okul hayatımızda, öğretmenlerden. 


Hatırlıyor musunuz acaba '' ............. yı yaparsan bende sana/seni ........ alacağım/seveceğim, cümlesini. Böyle bir eğitim hatta ben buna evcilleştirilme (http://hserdarceylan.blogspot.com/2012/02/evcillestiriliyoruz.html)  diyorum bize mutlu olmak adına formüller oluşturmamız gerektiği söyledi ve gösterdi. Şimdi hepinizin daha çok mutlu olmak adına oluşturduğunuz formülleriniz var. İyi bir tatil, muhteşem bir ev veya araba, yakışıklı veya çok güzel bir sevgili/eş ve daha birçoğu...


Hatta en yakınlarınıza, eşinize arkadaşlarınıza çoğu zaman ''Neden beni sevdiğini söylemiyorsun artık'' veya onaylanmak adına bir çok cümleler de kuruyorsunuz değil mi? Neden peki söylese ne olacak? Bilmiyor musunuz ki, söylemeli? siz yalan mı söylüyorsunuz da onaylamalı? yada söyleyince neremiz tatmin oluyor kendi kendimize. Sevildiğimizin bize söylenmesi bizi hangi şekilde rahatlatıyor?  veya tatmin ediyor? Neden ? 


Öz değerlerimiz, saygımız ve güvenimiz eksik çünkü öyle bir eğitimin olduğu kültüre sahibiz.


Biliyor musunuz bunun adı dilencilik, hoşunuza gitmedi değil mi? Ama ne yazık ki öyle. Mutluluğu dışarıda arayan herkes için öyle... 


Bir insan zaman zaman mutlu, zaman zaman mutsuz olamaz ki hadi ayağa kalkın ve tabii olur, diye bağırın. :) Yahu sen uzaydan mı geldin diyenleri duyuyorum. :)


Mutluluk, günlük yaşamın ve tatminkâr bir hayatın temelidir...


Gerçek ve kalıcı mutluluğun bu kadar nadir olmasının bir nedeni mutluluğun coşkuyla karıştırıldığı bir kültürde yetişmiş olmamızdırDurum böyle olduğunda coşkunun bize mutluluk vereceğini, mutluluk bahşedeceğini düşündüğümüz bir çeşit dürtünün peşinde hayat boyu koşar dururuz


Çok nadiren fark ettiğimiz şey ise; mutluluğu yanlış yerde aradığımızdır. Asırlar boyunca çoğu bilge, ünlü filozof insanın doğuştan mutlu varlıklar olduğuna işaret etmiştirOnlar mutluluğun zaten içimizde var olduğunu söylerler


Yapmamız gereken tek şey kalbimizden aklımıza doğru bir yol açmaktır, mutluluk içeriden doğal bir şekilde ortaya çıkacaktır


Sevgilerimle,




Serdar Ceylan

4 Haziran 2012 Pazartesi

Yaşam Ağacı

Yaşam ağacı (tree of life ) kökeni tarih-öncesi denilen devirlere kadar uzanan, başta Asya şamanist gelenekleri olmak üzere, pek çok gelenekte rastlanan bir semboldür.

Türk geleneğinde yaşam ağacı

Yakut ve Altay Türkleri’nde yaşam ağacına Dünya Ağacı da denir. Eski Türk geleneğine göre, bu, Dünya’yı ortasından (göbeğinden) öte-âleme ve Demir-Kazık Yıldızı’na bağlayan, dalları vasıtasıyla şamanlara yeryüzünden yüksek âlemlere yolculuk yapma olanağı sağlayan bir ağaçtır. Buna Demir Ağaç da denir.

Şamanist geleneğe göre, Dünya, “Göğün göbeği” ile bu ağaç sayesinde irtibat halinde olup, bu ağaç ile beslenir. Anne rahmindeki bir bebek için göbek kordonu nasıl yaşamsal bir öneme sahip bulunuyorsa yeryüzü için de bu irtibat kanalı aynı derecede öneme sahip bulunmaktadır. Dolayısıyla Türk Şamanizm’inde Dogon tradisyonunda da görüldüğü gibi, bu irtibatı ifade etmede “göbek” sözcüğü tercih edilmiştir. Gerek Dogon gerekse eski Türk geleneğine göre, göğün göbeği bir yıldızdır. (Gök sözcüğünün şamanizmde üç anlam içerecek şekilde kullanıldığı görülmektedir. Örneğin Altay şamanı Tanrı Ülgen’e seslenirken aynı cümlede bir ayrım yaparak “ulaşılmaz mavi gök”, “erişilmez ak gök” ve “dönen yıldızlı gök” der ki, bu üç ayrı terimin gökyüzünü, spiritüel göğü ve uzayı ifade etmek üzere kullanıldığı ileri sürülür.)

Ural-Altay kültürlerinde gök katları, yaşam ağacı, kayın ağacından yapılma bir direk üzerine ya da bir kayın ağacının üzerine kertikler açılarak temsil edilir. Orta Asya’da kutsal kayın ağacına açılan bu kertiklerin sayısı 7,9 veya 12 olur. Sibirya’da yaşam ağacını ve yerin eksenini aynı zamanda, şamanın transa geçtiği çadırının ortasındaki kayından yapılmış direk temsil eder. Kayın ağacına verilen önem, Türkler’in akrabalık bağlarını gösteren isimlerde de “kayın” sözcüğünü kullanılmasıyla görülür (kaynata vs.).

Altay şamanının uçuş denilen trans deneyiminde son gök katına varabilmesi yedi, dokuz veya oniki katla ilişkilendirilen bu yaşam ağacına tırmanmasıyla ifade edilir. Bu ağacın sekiz dallı olarak belirtildiği Yakut geleneğinde Yerin Göbeği’nden çıkan, çiçek açan bu ağacın tepe kısmının köpüklü, sarı, insanlara şifa verici bir sıvı içinde olduğu ifade edilir. Sibirya Şamanizm’inde yaşam ağacı 7’nin yanı sıra 8 ve 12 sayılarıyla da ilişkilendirilir.

Abakan ve Moğol geleneğinde de görülebileceği gibi, Asya şamanist geleneklerinin birçoğunda yaşam ağacı “Dünya Dağı” kavramıyla ilişkilendirilir; ağaç dağın ya ortasında ya da tepesinde bulunur. Yine, Asya şamanist geleneklerinin birçoğunda, özellikle Orta-Asya, Sibirya, Moğol ve Endonezya mitolojilerinde, bedensiz varlıklar, yani bedenlerini ölüm olayı ile terk etmiş ruhlar ve tekrar doğmaya hazırlanan ruhlar, genellikle yaşam ağacının dallarına tünemiş, bekleşen küçük kuşlar olarak tasvir edilirler. Örneğin, Altaylılar “Yeryüzünde tekrar doğmayı bekleyen insan ruhları göklerdeki, göksel ağacın dallarındaki küçük kuşlar gibidir” derler. Turukhansk Yakutlar’ı geleneğine göre, Yaratıcı ya da ışığın yaratıcısı olan Yüce Varlık, ilk şamanı yarattığı zaman gökteki makamından sekiz dallı bir ağaç dikmiştir ki, dallarındaki kuşlar O’nun çocukları olan ruhları temsil ederler.

Hint geleneğinde yaşam ağacı

Ruhların yaşam ağacı dallarına konmuş kuşlarla simgelenişi Hint metinlerinde de mevcuttur. Örneğin, ruhların bedenden bedene göçen göçmen kuşlara benzetildiği Upanişadlar’da bulunan bir sembolizmde yaşam ağacına tünemiş iki kuştan biri meyveyi yerken, öbürü bakar ki, bu iki kuştan (Atma ve Jivatma) meyveyi yiyen “reenkarne olmuş, aktif haldeki ruh”u, öteki kuş ise bedensiz ruhu simgeler. Hint geleneğindeki bir başka yaşam ağacı, yayıktaymış gibi çalkalanan süt denizinde bulunan Boddhi ağacıdır. Bir Angkor yazıtına göre, Boddhi ağacının kökleri Brahma, gövdesi Siva, dalları Vişnu’dur. (Kimi versiyonlarda ise ağaç Siva’dır, Brahma ve Vişnu dallarıdır. )

Diğer geleneklerde yaşam ağacıı

- Çin geleneklerindeki yaşam ağacı (Kiyen Mu) dokuz dallı, dokuz köklü, dokuz göğe ve dokuz kaynağa dokunan bir ağaç olup, ölülerin bulunduğu öte-âlemi de içerir. Çin geleneğinde ayrıca, meyvesi ölümsüzlük sağlayıcı şeftali olan si-wangu-mu ağacı bulunur.
- Kafkas geleneklerinde, tepesi göğe değen bu ağacın kökünden bir pınar fışkırır.
- İsmailî gelenekte yedinci göğü aşan bir ağaçtır.
- Yaşam ağacı sembolü Urartu, Hurri ve Frig eserlerinde de görülür. Frigya eserlerinde yaşam ağacı sekiz dallıdır.
- Eski Mısır geleneğinde de yaşam ağacı Şamanizm ve Hint tradisyonlarındaki gibi ruhların kuş biçiminde tünedikleri bir ağaçtır. Gök ilaheleri Hathor ve Nut bu kuşları su ve meyve ile besler.
- Tevrat’ta, Aden’le ilgili sembolizme konu olan iki tür ağaç vardır; biri dört kollu ırmağın aktığı Aden cennetinin ortasındaki yaşam ağacı, diğeri ise hakikat ağacıdır. (Hakikat ağacı kişinin meyvesini yediği gün öleceği “iyi ile kötüyü bilme ağacı” olarak belirtilir.)
- İbrani geleneğine göre yaşam ağacı, meyvesi ölümsüzlük sağlayan öyle bir ağaçtır ki, kendisinden semavi tesirin tüm alemlerle temasını sağlayıcı bir çiy çıkar.
- Hıristiyan gelenekte yaşam ağacı sembolizmi İncil’in vahiy denilen, Yuhanna’nın Vahyi kısmında görülür. Yuhanna’nın bu vizyonunda yaşam ağacı,12 defa meyve veren, yaprakları ulusların şifa bulmasını sağlayıcı bir ağaç olarak belirtilir ( Vahiy, 22/2). Ayrıca İsa Mesih'in çarmıhı alegorik olarak yaşam ağacını simgeler.
- İslamî gelenekte, kökleri Göğün yedinci ve son katındaki Sidre’den çıkan Tuba (huzur, mutluluk) ağacı simgesine rastlanır.
- Zerdüştçülük’te bir denizin derin sularından çıkan, ölümsüzlük sağlayıcı gaokerena ağacı.
- Eski İran geleneğinde Haoma olarak bilinen ölümsüzlük besininin edinildiği yaşam ağacı.
- Yaşam ağacı simgesine rastlanan diğer geleneklerden bazıları olarak, Lapon, İzlanda, İskandinavya, Finlandiya, Avustralya gelenekleri sayılabilir.

Yaşam ağacı sembolizminin ezoterizmdeki açıklamasıı

Yer, Yeraltı (öte-âlem) ve “spiritüel Gök”ten oluşan üç ortamı birbirine bağlayan ekseni temsil eden yaşam ağacı ezoterik bilgilere göre alemler-arası irtibatı simgeler; yani, yeryüzü, öte-alem denilen süptil (esîrî) plan (spatyum) ve semavi alem (tezahür etmemiş alem) arasındaki irtibatı, her bakımdan simgeler. Fiziksel alem olan yeryüzünün semavi alem tarafından yönetilmesi ve prensipten tezahüre doğru yoğunlaşma olgusu, kökleri semavi alemden çıkan ters ağaç sembolüyle belirtilmiştir. Bu yüzden birçok gelenekte yaşam ağacı kökleri yukarıda, dal ve yaprakları aşağıda olarak tasvir edilmiştir. Yaşam ağacının ters yapılışına İbranî gelenekte (Zohar’da), Türk ve İslam geleneklerinde (Tuba ağacı), Upanişadlar’da, Sabiîlik, Lapon, İzlanda, İskandinavya, Finlandiya, Avustralya ve Hint geleneklerinde rastlanır. Dante’nin İlahi Komedya eserinde değindiği cennetteki ağaç da terstir. Upanişadlar’da (Brahma’nın tezahürü olan Aswattha ağacı), Vedalar’da ve Bhagavat-gita’daki ters yaşam ağaçları daha ziyade prensipten tezahüre doğru yoğunlaşmayı simgeler.

Ayrıca kimi geleneklerde, ikincil semboller olarak, yaşam ağacının dallarında kuşlar bulunduğu ve ağacın ölümsüzlük sağlayıcı meyvesi ya da sıvısı olduğu belirtilir ki, burada kuşlar doğacak ruhları, ölümsüzlük kazanma ise ruhsal gelişimin hedefi olan, doğum-ölüm çemberinden kurtuluşu simgeler.

Alıntıdır...

Yaşam Enerjisi

Hepimizin ruhu adına chi de denilen yaşam enerjisi ile beslenir. Yaşam Enerjisini besinlerden, sudan, doğa yürüyüşlerinden, içimize çektiğimiz havadan ve ruhsal olarak sakin pozitif olmak ile alırız. 

Günde en az 2,5 litre su, yemeklerimize en az 45 dakika zaman ayırmak, günde en az 45 dakika doğada yürüyüş yapmak, günde en az 30 defa x 5 kere derin nefes almak ve koşulsuz mutlu sakğn ve pozitif olmak ruhumuzun en önemli besini olan yaşam enerjisini diğer adıyla CHI yi bize sağlar.

Eğer bu saydıklarımın bir kaç tanesini yapmıyorsanız o zaman üzülerek belirtmeliyim ki olumsuzluk, negatif olmak ve tartışmalardan besleniyoruz demektir ki bu hiç de hoş değildir. Bilmeden yaptığımız, bu durumda karşı tarafta bulunan kişiler ile özellikle tartışma ortamları yaratırız ki ortaya çıkan durum negatif chi olarak size geri döner.

Ne yazık ki yapmak zor, dağıtmaya çalışmak çok kolaydır. Yaşam Enerjisi ruhumuzun besin kaynağı olduğundan bu konuya hassasiyet ile eğilmek gerekir.

1 Haziran 2012 Cuma

Motivasyon Teknikleri


  1. Hayatta ne yapmak istediğinizi belirleyin. 
  2. Tutkularınızı, yeteneklerinizi, kapasitenizi tanıyın. 
  3. Olumsuz alışkanlıklarınızı yenmeyi öğrenin. 
  4. Her gün kendinize bir hedef belirleyin. Uzun ve kısa vadeli planlarınız olsun. 
  5. Rüyalarınız ve arzularınız olsun. 
  6. Kendinizi adadığınız bir işiniz ve ekibiniz olsun. Başka insanların hedeflerinin gerçekleşmesine de yardımcı olun. 
  7. İş hayatınızda hiç olmaz ise %50 verimli olsun.
  8. Stresi atmayı, sakin düşünme ve hareket etmeyi öğrenin, stres düşürme teknikleri öğrenin.
  9. Her günkü hayatınız anlamlı ve neşeli olsun. 
  10. İlham kaynaklarınız olsun. Hayal gücünüzü ve rüyalarınızı asla öldürmeyin. En önemli motivasyon güçleri onlardır. 
  11. Hayatınızda hedef koymayı ve onlara ulaşmayı bilin.
  12. Enerji ve güç artırmayı bilin. Olumsuz havadan hemen kurtulmayı öğrenin.

31 Mayıs 2012 Perşembe

Sevgi Duygusu, Tanrısallığı İçerir...

Sevgi en önemli iki duygudan bir tanesidir. Birini, bir şeyleri, bir çocuğu, Tanrıyı, yolda geçerken gördüğünüz bir çiçeği, hayatı, yaşamı sevmek özel bir duygudur.

Sevgi duygusu içinde Tanrısallığı barındırır... Çünkü Tanrı her şeye salt koşulsuz ve kuralsız SEVGİ ile yaklaşır.

Gerçekten sevmek sahiplenmeyi içermeyen sonu illaki (basit düşünceyle) bir yerlerde bitmesi asla düşünülmeyen bir bakış açısıyla yaklaşılmayı/bakılmayı hak eder. Çok merak ettiğim bir diğer konu da insanların sevgiye basit anlamda salt seks olarak yaklaşmalarıdır. Sevgi Tanrısal boyuta ulaştığında içinde seks barındırmaz... Sevgi paylaşmaktır, sevgi koşulsuz kabul ve tercihlere saygı göstermektir, sevgi değiştirmeye çalışmamaktır, sevgi olduğu haliyle kabul edebilmektir.

Sevmek koşulsuz vermeyi gerektirir. Egosal kalıplar içinde tutunmaya çalışanlar fark etmeden salt benimdir diye yaklaşanlar, büyük deneyim içindedirler. Göremiyorlarsa bakış açılarını bir an önce değiştirmeleri yaşanacak deneyimlerin şiddetini azaltacak ve daha rahat ve düzenli bir deneyimi getirecektir...

Sevgiyi anlayabilmek, sevgiye yaklaşabilmek özel bir duygudur.  Umarım sahipsinizdir yada sahip olmak olabilmek için çaba sarf ediyorsunuzdur. Çünkü bir kere bütünü sevebilmeyi öğrendiğinizde hayatınız o andan itibaren bir daha geri dönüşü olmaksızın değişecek ve dönüşecektir.

Sevgiyle kalın....

Serdar Ceylan


30 Mayıs 2012 Çarşamba

Beyninizi Daha Sağlıklı Olması İçin...

•İnsan beyninin ayaktayken yaklaşık %10 daha fazla çalıştığı düşünülmektedir. Önemli kararlarınızı alırken kapalı alandaysanız volta atmayı deneyin.

•İnsan beyni açık havada, kapalı alana göre çok daha yüksek performansla çalışır. + beyin açık havada ve ayaktayken daha iyi çalışır

•Yürürken kolları sallamak beynin daha iyi çalışmasını sağlıyor.

•Yabancı dil öğrenmek beyni güçlendiriyor. En azından her gün yeni bir kelime öğrenerek kullanabilirsiniz. Alışveriş ve telefon numaralarını ezberlemeyi deneyebilirsiniz.

•Zihinsel jimnastik yapın. Bunun için başta sudoku olmak üzere diğer akıl oyunları oynayın Ör: Satranç.

•Zihinsel rutinlerinizi kırın yani bir gün evinize uzun yoldan gidin yada cep telefonunuzu sağ değil de sol elinizle kullanın bu bir televizyon kumandası da olabilir.

•Beyninizi kaliteli cümlelerle besleyin ör: özdeyişler

•Her gün güzel bir resme bakmayı deneyin. Beyninizi “güzel” görüntüler ile besleyin.

•Günde aklımızdan 60 bin ile 80 bin arasında düşünce geçer.Bu düşünceler ne hakkındaysa hayatımızda ona göre şekil alır. Bu yüzden olumlu düşünün.

•Bir konu hakkında düşünürken, nasıl düşündüğünüzde gözlemleyin. Bu beyninizin kalitesini artırır.

•İyi bir uyku kaliteli bir beyin için şarttır. Einstein’ın günde 10 saatten fazla uyduğu biliniyor.

•Bol ve temiz oksijen beyin için çok yararlıdır. Şimdi pencerenizin camını açık ve kendinize temiz oksijen ısmarlayın.

•Farklı düşünce tarzı olan insanlar ile konusun. Ör : çocuklarla vakit geçirin.Sizden farklı
düşünen insanlar ile konuşun.

•Kullanılmayan Organ körelir. Sürekli televizyon izleyerek beyninizi düşük viteste kullanmayın.

•Beynin en tehlikeli yanı ters tepki etkisidir yani bir
şeyden ne kadar korkarsanız o şey başınıza gelir. O yüzden korkunuza değil konunuza odaklanın.

•“Beyninize çöp girerse beyninizden çöp çıkar” Beyninize gereksiz şeyleri almayın.
Beyin diyeti yapın.

•Beyninizi yoran en önemli şey monotonluktur. Hayatınızı ne kadar çok renklendirirseniz, beyninizi o kadar neşelendirirsiniz.

•Ders çalışırken kısa aralar vererek çalışın.

•Beyin tıkandığında varsayımlarla akıl yürütür. Kararsız kaldığınız anlarda “............... benim yerimde olsaydı ne yapardı?” diye düşünebilirsiniz.

•Beyninize sizi başarıya ulaştıracak sorular sorun Ör: Hayatta gelebileceğim en iyi yerde miyim? gibi..

•Bir şeyin imkansız olduğuna inanırsanız aklınız bunun neden imkansız olduğunu arama başlar. Ama bir şeyin yapılabileceğine inandığınızda, aklınız onu yapmak üzere çözüm bulmanıza yardım etmek için çalışmaya başlar.

•Kitap okumak güçlü bir beyin jimnastiğidir.

•Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Bu yüzden spor yapın, fazla kilolarınızı atmaya çalışın ve SU İÇİN. Unutmayın beynin %78′i sudur.

Yaşam İle Alakalı Şeyler...

• Mucize, enerjinizi korkularınıza değil rüyalarınıza verdiğiniz zaman baslar.
• Gerçek değişim kimi eski şeyleri farklı görmeye başlamaktır.
• Pencereniz kirliyse dışarı çıkıp manzarayı parlatmanız boşunadır.
• Eğer siz kendinizi sevmiyorsanız başkaları neden sevsin?
• Eğer kendinize yön arıyorsanız yolunu kaybetmiş birine sormayın.
• Dostluk, ayrı oldukları zaman insanları birlikte tutar.
• Fedakarlık çiçeğin köküdür.
• Geçmişi bir kitap gibi kullanın, eviniz gibi değil.
• Birçok insan hayatının büyük bölümünü olduğundan farklı görünebilmek için heba eder.
• İlerlemenizin önündeki en büyük engel kendinize güvensizliğinizdir.
• Her davranışında başkalarının onayını arayan kimseler hayatın birçok güzelliğini ıskalar.
• Yüzeyde hazine bulamazsınız.
• Kahkaha ruhun dansıdır.
• Karsınızdakini dinliyor musunuz, yoksa konuşmak için sıra mi bekliyorsunuz?
• Müziği notaların arasındaki sessizlik meydana getirir.

29 Mayıs 2012 Salı

Ağaç Burçları

01-11 Ocak : Köknar

12-24 Ocak : Karaağaç
25 Ocak-3 Şubat : Selvi
04-08 Şubat : Kavak
09-18 Şubat : Sedir
19-28 Şubat : Çam
01-10 Mart : Salkımsöğüt
11-20 Mart : Ihlamur
21 Mart : Meşe
22-31 Mart : Fındık.
01-10 Nisan : Üvez
11-20 Nisan : Akçaağaç
21-30 Nisan : Ceviz
01-14 Mayıs : Kavak
15-24 Mayıs : Kestane
25 Mayıs-3 Haziran : Dişbudak
04-13 Haziran : Gürgen
14-23 Haziran : İncir
24 Haziran : Huş
25 Haziran-4Temmuz : Elma
05-14 Temmuz : Çam
15-25 Temmuz : Karaağaç
26 Temmuz-4Ağustos : Selvi
04-13 Ağustos : Kavak
14-23 Ağustos : Sedir
24 Ağustos-2 Eylül : Çam
03-12 Eylül : Salkım söğüt
13-22 Eylül : Ihlamur
23 Eylül : Zeytin
24 Eylül-3 Ekim : Fındık.
04-13 Ekim : Üvez
14-23 Ekim : Akçaağaç
24 Ekim-11 Kasım : Ceviz
12-21 Kasım : Kestane
22 Kasım-1 Aralık : Dişbudak
02-11 Aralık : Gürgen
12-21 Aralık : İncir
22 Aralık : Kayın
23-31 Aralık : Elma Ağacı 


Kestane : (Dürüstlük) Alışılmadık bir güzelliği vardır ama insanları etkilemek gibi bir derdi yoktur. Adil ve neşelidir. Doğuştan diplomattır. Çok kolay huzursuzluğakapılır ama her türlü ilişkisinde hassastır. Bazen olağandışı davranır. Sevgili bulmakta güçlük çeker.

İncir : ( Hassasiyet) Çok güçlü, bağımsız, tartışmalara ve zıtlıklara fazla izin vermeyen, aile hayatına düşkün, iyi bir baba ve hayvan severdir. Sosyal bir kelebekgibidir. Espriden anlar, aylaklığı ve tembelliği de sever. Bencilliği vardır. Akıllı ve pratiktir.

Dişbudak : (Hırs) Farklı bir çekiciliğe sahip, hayat dolu,talepkar, düşüncesizce hareket eden ve eleştirilere kulak asmayan biri. Hırslı, akıllı, yetenekli, kaderine
hükmetmeyi seven, egoist olmaya elverişlidir. Ama ona güvenebilirsiniz. Bazen beyni kalbine hükmedebilir. İlişkiler çok ciddiye alır ve sadıktır.

Kayın : (Yaratıcılık) İyi bir zevki vardır. Görünüşe ve kendi görüntüsüne önem verir. Materyalistik sayılır. Hayati ve kariyeri için çok ve düzenli çalışır. Ekonomiktir.Gereksiz risklere girmez. Makul bir tiptir. Diyet ve sporla fizikine dikkat eder

Huş : (Esinlenme) Hayat dolu, etkileyici, elegan, arkadaş canlısı, gösterişten uzak, mütevazı, aşırılıklardan hoşlanmayan, kaba şeylerden nefret eden biridir.Doğal ve sakin bir yaşamı tercih eder. Fazla tutkulu değildir. Hayal gücü yüksek ve az hırslıdır. Sakin ve uygun ortamlar yaratır.

Sedir : (Güven) Zarif, her ortama ayak uydurabilen, lüksü seven, sağlığına dikkat eden, kendine güvenen, başkalarına da biraz yukarıdan bakan biridir. Kararlı,sabırsız ve başkalarını etkilemeyi sever. İyimserdir ve beceriklidir. Tek ve gerçek aşkını bekler. Çabuk karar verir.

Selvi : (Sadakat) Güçlü, fiziksel olarak kaşlı, her ortama uyabilen, hayatla fazla uğraşmayan, hoşnut, iyimser, paraya meraklıdır Yalnızlıktan nefret eder. Kolaykolay tatmin edilemeyecek kadar tutkuludur. Ama sadıktır. Modu çabuk değişir. Kurallara boyun eğmez. Biraz da ukala ve ilgisizdir.

Karaağaç : (Asil): Müşfik, fiziksel olarak düzgün, giyimine dikkat eden, taleplerinde aşırılığa kaçmayan, insanlara neşe verebilen, liderlik etmeyi seven ama kendisialtta olmayı sevmeyen biridir. Dürüst ve sadık bir estir. Başkaları için karar vermeyi sever. Cömerttir. Pratik zekası güçlü ve iyi bir espri anlayışı vardır

Köknar : (Gizem) Sıra dişi bir zevki vardır. Sofistike ve kadirşinastır. Güzel olan her şeyi sever. Dik başlı, çabuk mod değiştiren,bencil olmasına rağmen kendisineyakın olanlarla ilgilenen biridir. Çok mütevazı olduğu söylenemez. Hırslıdır. Memnun edilmesi zor bir sevgilidir. Çok arkadaşıvardır. Çünkü ona güvenebilirsiniz.

Fındık : (Olağanüstü) Çekici, anlayışlı, insanları nasıl etkileyeceğini bilen, fazla talepkar olmayan, sosyal hayatta aktif ve girişken hatta dövüşken biridir.Popülerdir. Psikolojik durumu çabuk değişir. Kaprisli bir aşıktır. Ama dürüst ve eşine toleranslı davranır. Kusursuz bir yargı yeteneğivardır.

Gürgen : (Zevk sahibi) Cool bir güzel. Diş görünüşüne ve bakımlı Olmaya dikkat eder. Zevk sahibidir. Başkalarını kendinden fazla düşünür. Hayati mümkünolduğunca kolay bir hale getirmeye çalışır. Disiplinli bir hayat için kılavuzluk eder. İlişkilerinde kibardır. Farklı Sevgililer bulmak ister. Duygularıyla ilgili olarak mutluluğuyakalaması kolay olmaz. Çoğunlukla da başkalarına güvenmez. Kararlarından da asla emin olmaz.

Ihlamur Şüphe) Hayatin ona getirdiklerini kabul eder. Kavga ve tartışmadan nefret eder. Çalışkandır, tembelliği ve bencilliği hiç sevmez, streslidir.Yumuşak huyluve merhametlidir. Arkadaşları için çekinmeden fedakarlık yapar. Becerikli olmasına rağmen bunları değerlendirmesini bilmez. Mızmızdır. Kıskanç fakat vefalıdır.

Akçaağaç : ( Özgür zeka) Hayal gücü ve orijinalliklerle dolu hiç de sıradan olmayan biridir. Utangaç, hırslı, gururlu, kendine güvenli, yeni deneyimlere aç biridir.Genellikle sinirli ve gergin bir yapısı vardır. Hafızası kuvvetlidir. Çok kolay öğrenir. Aşk hayati biraz karmaşıktır. Başkalarını etkilemeyi sever.

Meşe : (Cesaret): Sağlam yaradılışlı, cesur, güçlü, bağımsız ve girişkendir. Acıma duygusu çok yoktur. İşini sansa bırakmayı sevmez. Ayaklarını yere sağlam
basmak ister. Hareketlidir

Zeytin : (Erdem): Güneşi, sıcak havaları sever. Makul biridir.Kibar duyguları vardır! Agresyon ve şiddetten kaçınır. Sakin ve toleranslıdır. Adalet duygusu gelişmiştir.Hassas, kıskançlıktan uzak bir yapısı vardır. Okumayı ve sofistike insanlarla muhatap olmayı sever

Çam : (Titiz) Uyumlu ilişkileri sever. Dinç ve güçlüdür. Nasıl rahat edilebileceğini bilir. Doğal ve hareketli biridir. İyi bir partnerdir Çok arkadaş delisi değildir. Çabukaşık olur ama ateşi çabuk söner.Her şeyden kolay vazgeçebilir. İdeali bulana kadar her şey geçicidir. Güvenilir ve pratiktir.

Kavak : (Tatminsiz) Fazla kendine güvenmeyen, sadece gerektiği zaman cesaretli olan biridir. Arkasının güçlü olmasını ve sıkı insanlarla muhatap olmasını sever.Çok seçicidir. Genellikle yalnızdır. Artistik bir doğası vardır. Kin tutar. İyi bir organizatördür. Felsefi takılmayı sever. Ama herdurumda güvenilebilir biridir. İlişkilerini de çok önemser.

Üvez : (Hassasiyet) Dikkat çekici, neşe verici, bencillikten uzak dikkat çekmeyi seven biridir. Hayata bağlıdır. Yerine ve duruma göre hem bağımlı hem bağımsız
olabilir. Zevklidir. Duygusal, hassas, tutkulu ve artistik özellikleri vardır. İyi bireş olur ama çok zor affeder.

Ceviz : (Tutku): Garip ve zıtlıklarla dolu biridir. Egoist ve agresiftir. Beklenmedik tepkiler gösterir. Asil bir ruhu vardır. Spontanedir. Çok hırslıdır ve hiç esnekliğiyoktur. Zor ve alışılmışın dışında bir estir. Çok zor beğenir. Sadece takdir eder. Çok kıskanç ve tutkuludur. Uyum göstermek için fazla fedakarlık etmekten de hoşlanmaz.İlginç stratejiler üretir.

Salkımsöğüt : (Melankoli) Güzel ve çok melankoliktir.Etkileyicidir. Güzel ve zevkli şeylere meraklıdır. Seyahat etmeyi sever. Hayalperesttir.Kaprisli ama dürüsttür.Başkalarının duygularına önem verir.Çabuk etki altında kalır ama beraber yaşanması zordur. Talepkardır. Sezgileri de kuvvetlidir. Aşıkken acı çeker ama demir atabileceğibirini bulabilir.



Elma : (Aşk) Cazibeli, fiziksel olarak dikkat çekici, etkileyici...Hoş bir auraya sahip. Flörtöz ve maceraperest ama hassas ve her zaman asik birtip. Sevmeye ve sevilmeye merakli. Sadik ve hassas bir es. Cömert. Bilimsel konulara yetenegi var. Bugün için yasar.Hayalgücü yüksek.

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Sevgi

Bu Dünya'da olan her şeyi kontrol etmeniz mümkün değildir. (Zaten hiçbir şeyi kontrol etmemek lazım) Bir çok olay oluyor ve olan her şey hepimize bir şeyler göstermek amacıyla oluyor. Sadece bu bakış açısından bakmak bile insanlık için ne güzel bir adım olurdu...

Dünya'da olan bir çok şey içinde, çok güzel şeyler de var. Affetmek gibi, yeni başlangıçlar, ikinci şanslar gibi...

Dünyayı ayakta tutan ve yaşanılır hale getiren tek bir şey vardır o da Sevgidir. Her canlının Sevgiye ihtiyacı vardır. Sevgi umut, yaşama sevinci, sağlık, mutluluk, inanç verir...

İnanmak ve güvenmek lazım, yaratıcıya, kendimize, olanlara, karşımıza çıkanlara.

Her günümüz sevgiyle dolu olsun...